soneralic.sitemynet.com
Ana_menü
Biografi
BZambak
Sozlerim
Siirlerim
Hikayelerim2
Hikayelerim
Eserlerim
Haberler
İletişim
Ogluma
Tesekkurler

BZambak


139.jpg

BEYAZ ZAMBAK HİKAYESİ

akdeniz dergisinden yılın en güzel
gerçek hikaye ödülünü almıştır ....

antalya sanat dergisinden tam not ödülünü almıştır,ikinci olarak en çok istenilen hikaye ödülüne layik görülmüştür ...

arkadaşız dergisinden
onur ödülü almıştır...

adı yalnızlık e-dergisinden en çok
konuşulan gerçek aşk hikayesi
ödülü almıştır .....

akın yayınevinden onur ödülü almıştır ....

antakyalı gönül dostlarından
gündemde olan en gerçek aşk hikayesi
ödülünü almıştır ...

sysfm radyosundan en çok istek istenen şiir ve hikaye plaketini almıştır ...

mersin üniversitesi gençliğinin yarattığı
sanal edebiyat dergisi m.ü.e dergisinden
yılın hikayesi ödülünü almıştır ...

adı yalnızlık sanal dergisinden yılın
en çok konuşulan ödülünü almıştır ...

genç şairler grubundan yılın en çok reklam
yapılan aşkı olarak yılın iletişim ödülünü
... almıştır ...

arkadaşlar arasında yılın en kral hikayesi ödülünü almıştır :)

odtü gençliğinin yarattığı sanal simalar derneğinden yılın en güzel karşılıksız aşk ödülünü alıp , ikinci olarakta yılın en güzel hikayesi ödülünü almıştır ..

mtaf emanet aşklar ödülüne layik görülmüştür

mavilim fm 2002 yılının en güzel aşk hikayesi ödülüne layık görmüştür ....

radyo deniz 2004 yılının en güzel ve en kötü sonu olan hikayesi olarak bir plaket vermiştir

JTV beyaz zambak için dizi teklifinde bulunmuş, ve yılın yıllanmış aşkı ödülüne layık görmüştür .....

Radyo Mersin'den en çok hit alan hikayesi olarak seçilmiş ve ikinci olarakta yılın en iyi en saf hikayesi ödülünü almıştır..


gazi üniversitesi gençliğinin kurmuş olduğu
sanal gazi dergisinin kapak konusu olmuş ve ikinci olarakta yılın en çarpıcı hikayesi ödülünü vermişlerdir...

osmaniye sanat ve kültür derneğinden yılın en güzel ve en iyi hikayesi ödüllerine layık görülmüş , kapak konusu olmuştur

değerli hollandalı yazar serdar arfem'in 38. e-kitabında kısa kısa hikayemize yer vermiş ...
bizi onure etmiştir. ...

radyo dost fm 2006 temmuz ayın'da yılın en güzel aşk hikayesi ödülüne kayik görmüştür..



aşk bana değil ,
ben aşka çarptım ......


bahce.jpg

EL ADAMI AĞLATMAZ



EL ADAMI ALDATMAZ



EL ADAMI KANDIRMAZ



EL ADAMI KULLANMAZ



EL ADAMI DOKUNMAZ



EL ADAMI .............



DEDİN BİZDE KABUL ETTİK



EL ADAMI TERKETMEZ



EL ADAMI KAYBETMEZ



EL ADAMI ALANA KADAR UĞRAŞIR



EL ADAMI AŞIK EDER KENDİNE



EL ADAMI NE OLURSA OLSUN SAVAŞIR



DEDİN ... BENDE KABUL ETTİM



EL ADAMI .... DEDİN TAMAM DEDİM



AMA SEN ALDATTIN,


AMA SEN KANDIRDIN,


AMA SEN KULLANDIN,



SORUYORUM ŞİMDİ SANA



İYİCE BARİ KEYFİNİ ÇIKARDIN MI ?



İYİCE GIRGIR ŞAMATA YAPTIN MI ?



516891722.jpg


*


SON BAHARIN , SON SABAHI

KARŞILIKSIZ AŞKLARA

ÖLÜME 10 GÜN KALA

KAYBETMEK İSTEMİYORUM

SENİ ÇOK SEVMİŞTİM

GÜCENME BANA

HAYATIN İÇİNDEN

SADECE SEN

AYRILIK SABAHI

TEŞEKKÜR EDERİM

SEVMEYİ BİLENLERE

.... GİTME ....

*** .. -- . N&S . -- .. ***


hikayeleri çok yakında burada olacak

e-kitaplar çok yakında eklenecek ...




*

1104095254.jpg




sevmek eskidendi

sevmek çılgınlık idi

sevmek güç isterdi

sevmek yürek isterdi

sevmek cesaret gerektirirdi

sevmek , sevmek , sevmek

AŞK İSTERDİ

ben hazırdım ama
senin hazırlığın hiç bitmedi
çünkü hiç sevmedin
sevsen gelirdin
sevsen üzmezdin
sevsen , sevsen
gelirdin

2480590461.jpg




telefonlarıma bakmadın

o kadar çabayı boşa çıkardın

seni çok aradım

çok hemde çok sordum

ama sensiz asla olamadım

diyemiyorum hiç bir şey

diyecek bir kelime ...

bulamıyorum ki ..

diyecek söz yok artık

söylenecek herşey söylendi

tüm cümleler sarf edildi

ama geriye kimse dönmedi ..



aşk bana tuzak ,

ben ise sana uzak




nasıl dayanırsın bensizliğe

nasıl duymadan yaparsın sesimi

nasıl geçirirsin bunca zamanı

nasıl .. anlamıyorum , nasıl

baum00008.gif

kırıldım , çok ağladım ben

sensizlikten çıldırdım ...

öldüm gittim geldim sonra

dirildim ama sen yoktun

1877.gif



güzel günler bizi

güzel anlar hepimizi

güzel bir yuva

güzel bir aşk

güzel bir düğün

güzel bir ev

bizi

sen ve beni

beklerken

gidilirmi

hiç bu aşka

ihanet edlilirmi

söyle

sevgilim

söyle sevdiğim

hiç

bu sevdaya

ihanet edilirmi

zaman akıp geçmiş
deli dolu ağlamışım
krizlere girip durmuş
ama yinede sözümü tutmuşum
seni unutmadım
hiç arayıp sormadım sanma
uzaktan da olsa
kontrol ettim seni
defalarca baktırdım
yıllarca aradım
boşluğunda unutmadım
unutsaydım şimdi
burada bunları yazmaz olurdum

beyaz zambak 2

beyaz zambak nerede

beyaz zambak çiçeklendi

beyaz zambak evleniyor

beyaz zambak bitiyor

beyaz zambak hikayeleri
çok yakında e-kitap olarak burada
olacaktır .. ilgi ve alakanız için
çok teşekküğr ederim

2558.gif




aşk bana değil , ben aşka çartım
adlı yeni kitabım çok yakında ..
tüm seçkin kitap evlerinde
siz okurlarım ile olacaktır





radyo deniz
radyo mavilim
radyo mersin
radyo akdeniz
radyo erkan
radyo ses
radyo kent
radyo turan
radyo lider
radyo adana kral'a

Katkılarından dolayı çok teşekkür eder ,
sevgi ve saygılarımı sunarım


ve

yıllar geçti

yıllar gitti

beni bittirdi

seni gözümden sildi

unutmadım amma ....

seni tamamen beklerdi

kaçamadım amma ....

adımlarımıda atamadım

gözlerim doldu

sellerimi kimse kurutmadı

elimden bir sen tuttun

senden başka kimse

senin tuttuğun gibi tutamadı

* * * * *

klarnet aldım bir ara
ağlattım onu da
senin beni ağlaatın gibi
şarkılara eşlik ettim
sonra
kıyamadım ağlatmaya
bıraktım çalmayı
sevmeye yelken açtım orada




video-banner.gif

BEYAZ ZAMBAK

icq denen bir illet vardı hayatımızda şimdilerde herkes kullanıyor ancak o zamanlar tek tük kişide var .. tek tük kişi kullanıyor Ya da biliyor diyorum..işte o illet canıma okudu

bu illetin içinde sohbet amaçlı gezinirken birini yakaladım bir bayan tanıştık sohbet ettik. konuştuk tabii ki saatlerce , günlerce ,haftalarca derken 8 ay yazışmışız
normal arkadaşlıktan çıkmıştık,dert ortağı muhabetlerine dalmıştık. kanımız çok çabuk ısınmıştı dünyaya bakış açımız bile neredeyse aynıydı artım ve eksim ve akımı bulmuştuk ama o bana sen dostumsun ben ona dostumsun demeye kalmadı sırdaş oluverdik nasıl olduk bende bilmiyorum aslına bakarsanız.........

sohbet ediyoruz , gırgır yapıyoruz , dertleşiyoruz bir bakıyorum ki adanalı ve bende adana da oturuyorum ya nerede falan demeye yeltendim ama söylemedi.Sonra telefon numarasını verdi bana bir seneden sonra telefonlaştık mesajlaştık bende kıpırdama oluyordu sırdaşım sız asla diyordum..derken bir gün yüz yüze gelme kararı aldık. ama hala ben seni tanıyorum sen beni tanıma diyordu. bende ısrar ediyordum. tamam dedi. ve adana göl kenarında buluşma ayarlandı..saatler ayarlandı ...

eve geldim üstümü başımı değiştirdim..annem bana bak oğlum sen bu kıza aşıksın dedi. bende yok anneciğim sadece arkadaşız dedim. oradan ablam zıpladı konuya aşıksın ya sen kapılma aman ha ... ben tabii ki laf kondururmuyum hayır falan deyip üstümü başımı değiştirdiğim gibi olay yerine yani buluşma noktasına gittim... bekle bekle yok ... tabii ki tanımıyorum ya ondan aslında gelmiş sotede ( gizli bir yerde ) beni izliyor kıs kıs gülüyormuş...cadı ne olacak :) 30 dakika bekledim sinirlerim gerildi. o arada arayacağım şarjım bitmez mi ha gelir ha gelmez diyerek kendimle idaalaşırım iki saat beklerim orada. hayatım boyunca bir bayanı en uzun beklediğim an olmuştur...ah soner ekildin nasıl da ekildin ya falan derken yanımda yavaşça geçerek korna basıp el salladı. ya arabaya nasıl bindim peşinden gittim bilmiyorum ışıkta yakaladım. önce yarış yapacağız..real kavşağına kadar kazanırsan görüşürüz dedi. kaybedersen asla dedi... hayır dedim. sonra kabul ettim. bir iki üç demeye kalmadı bu hızlı hızlı gitti.t elefon açtım bekle biraz dedim tekrar yarışalım dedim arabam arıza yaptı dedim ve kandırdım. Bu tekrar ışıklara gelene kadar trafik polisi bir arkadaşım vardı. onu aradım ve rica ettim ondan durumu anlattım.. bir şekilde arkadaşı kandırdım...ve yanıma geldi durdu işte ben böyleyim ... merhaba memnun oldum dedim. Sonra hadi dedi. araba biraz dinlenmesi lazım dedim. çok yorgun beş on dakikaya hazır dedim. canına okuyacağım merak etme dedim. hadi ordan dedi. nasıl araba kullandığımı söylemiştim dedi. ama ben kıs kıs güldüm. göreceğiz dedi. O arada arkadaşım beni aradı. tamam dedim. ve arabayı çalıştırdık. 3 – 2 – 1 hazır ve başladık derken hızlandı da hızlandı bir kavşak geçti , ikinci kavşağı geçti derken üçüncü kavşakta trafik ekipleri bunu durdurdu :) işte olay ondan sonra iyice bana döndü..neyse ekipler arabayı aradı tabii ki bu şaşkın..bende yavaş yavaş geliyorum...kimlik kontrolü yapıyorlar derken ben vardım. polislere hayırdır dedim. Bey fendi han fendi çok hızlı araç kullanıyordu .. durdurduk dedi. bende sırdaşıma dönüp doğrumu dedim...
çok ayıp hemde şehir içinde , hadi biri karşına çıksaydı dedim. ama görmeniz lazımdı o anki bakışlarını valla :)

sonra polise dönüp cezası ne dedim. para cezası var ancak han fendi daha önce hızdan dolayı uyarı çok almış. bu yüzden araca ehliyete el koyacağız. Aracı bir yıl ehliyeti üç yıl men edeceğiz dedi. sırdaşa döndüm şöyledir böyledir demeye başladı. bende sus dedim. yavaşça ama dedi. bende sen karışma ben hallederim dedim. polise dönüp tabii arkadaşım olana bu han fendi benim çok sevdiğim bir arkadaşım. siz dedim bana güvenin bir acelesi vardır dedim.
Ama soner bey olmaz kurallar var falan. hayır mümkün değil dedim. Han fendi benim sözlüm olacak biri dedim nereden aklıma geldi bilmiyorum ya ... sonra ama soner bey elimizden bir şey gelmez. bende döndüm valla billa olmaz kabul edemem. şu mutlu günlerimde siz değerli abilerimiz bizede özel bir güzellik yapsınlar falan filan dedim. göz attım polis arkadaşıma oda tamam han fendi tşk edin eşinize eşiniz bizim için değerlidir falan filan derken biz soluğu göl kenarında aldık tekrar. alalala forsa bak ...

başladık a dan z ye konuşmaya alsalardı maf ederlerdi beni babam deli olurdu abim gebertirdi falan derken hoş bir bayandı..hafif balık etli yanağı her zaman kızaran mahçup sempatik mi sempatik birisiydi.içim kıpır kıpır olmuştu..
ama ben hala arkadaştım onunla...

sonra yazışma,telefon,mesajlaşmaiyüzyüze görümler oldukça sık artmaya başladı.onun okuduğunu biliyordum çukurova üniversitesinde ... diş hekimliği ölümündeydi.
Sabah ben bırakırdım , öğlen yemek aralarında görmeye giderdim , akşamda almaya giderdim...sonra gezmelere başladık.
radyolardan bir birimize şarkılar armağan etmeye başladık.ablam hep derdi sen aşıksın dikkat et diye... bende ya abla mümkün değil aklımdan hiç geçmiyor biz arkadaşız derdim ama içten içe de hoşlanırdım.ama arkadaşlığımız bozulur diye açılamıyordum bir türlü. Ki dedim kendi kendime artık bir şeyler yap diyordum. O benim arkadaşlarımı ben onun arkadaşlarını tanıyorduk tam iki sene yi bulmuştu arkadaşlığımız. O biri ile çıkmıyordu bende çıkmıyordum.o birinden hoşlanırsa kötülüyordum. Ama aynı şekilde bende öyle masustan biri var şöyle böyle diyordum yok sana göre değil olmaz izin vermem diyordu. Bir yandan alala acaba mı diyordum bir yandan da asla olmaz sanmam sen kendini kandırma soner bak ne güzel bir arkadaşın var diyordum kendi kendime :(

ve yeni yıl yaklaşıyordu.çok özel bir güzellik yapmam gerekiyordu. Tam sayamadım ama yüzlerce e-kart gönderdim.yeni yılda elinde olmak şartı ile ....
aklıma o geldi...aslına bakarsanız...

çok beğendi ve biz yeni yılı o evinde internette ve ben internet cafede internette geçirdik.bu nasıl bir arkadaşlıktır derdi arkadaşlarım bana.bas baya aşıksın sen soner açıl artık bize gına geliyor derlerdi bende ya yok nasıl açılırım falan filan tamam dedim arkadaşlara ama özel bir şey ile açılmam gerekecek dedim...yıl başını geçtik kazasız belasız bu sefer yine görüşüyoruz ama oda benden hoşalnıyor biliyorum.kendimden eminim ama korkuyorum çünkü aşık olduğumu kimseye söyleyemiyorum içimde olağan üstü bir kıpırdama var anlatılmaz bir heyecanla planlar yapıyoruz arkadaşlarımla oturmuş kızlı erkekli neler neler ama aklınız hayaliniz durabilir. Ve yapacağım derken hazırlıklara girdik çoktan önce bir balon fabrikası ile görüştüm.1001 tane balon istedim üstünde sadece GS yazıyordu... evinin önünden attıracaktım.ama ailesinden dolayı.bir cafeye çağırdım asma katına otur ve bekle dedim.bizim arkadaşlarımız geldi.onunkiler geldi.herkes yukarda ben ise 1001 tane balonla cafenin önüne geliyorum ama herkes bana bakıyor.telefon açtı yanımdaki arkadaşım.cafedekilere camdan aşağı bakın dedi.sonere bakın dedi.kapadı ve biz cafenin önüne geldik.bir heyecan var bende o zaman anlatamam.( bunu her yazdığım dada oluyor) ve arkadaşlığımızın adına sade ve güzel bir hediye dedim bağırarak ama bütün millet bizi izliyor.ve balonları tek tek elimden bırakıyorum.onun o bakışlarını görmeniz lazımdı heyecan mutluluk tedirginlik ve bilemediğim hatta anlatamadığım bir çok şey vardı diyebilirim....
sonra aşağı indi bana sarıldı.çok mutluyum soner bunu kimsenin bozmasına izin vermeyelim dedi.bende sarıldım ve birer kahve içtik ardından ise ayrıldık....
manyak derecede mi denir yoksa harika bilemiyorum ki ne denir aslında aşıktım aşık olmuştum..ailemde ya biz sana dedik falan dediler.o olay gazetelere yansımıştı bile ....
ama isimleri gizledik baş harflerimiz geçti sadece G VE S
diye ... zaman akıp geçiyordu.okuluna gittiğimde herkes parmak ile gösteriyordu bizi.bir gün sınav zamanı elimde gül buketi sıbıfın kapısını çaldım.ya sınavı çok ciddi ve önemli bir sınavmış ben ne bilim ya.insan aşık olunca gözü bir şeyi görmüyorki .. kapıyı çaldım ve içeri girdim.hocam kusura bakmayın rahatsız ettiğimin farkındayım ancak ben bekleyemedim ve içeri girdim.buyur oğlum söyle dedi... hocam çok özür dilerim ama sınıfta kaç kişi var bilemiyorum ama onlardan ve sizlerin hzuurnda özür dilerim falan derken hoca hemen hadi sınavdayız söyle ve çık dedi.arkamdan çiçek buketini çıkardım... ve ben çok seviyorum artık dayanamıyorum açıklıyorum onsuz asla dedim ve çiçekleri masasına bıraktım ve çıktım...
diyeceksin ki ya manyakmısın kızın geleceği ile niye oynuyorsun ama inanınki o zaman bunları düşünemiyorsun bile...ve ben kantinde bekledim herkes çıktı. Arkadaşları bile o ta o zamandan o saate kadar sınıfta donmuş bir vaziyette kalmış.sınıfa girdim elime tebeşiri aldım... ne olursa olsun bırakmam seni sen olmadan asla sensiz asla yazdım.ve sarıldık ağladı ve o gün öyle geçti....
bir hafta boyunca sınavları vardı.tek tük görüştük sevgililer günü geliyordu bir şeyler yapmam gerektiğini düşünerek programlar planlar yapmaya çoktan başlamıştık arkadaşlar ile ... ve hikayenin ana konusuna geliyoruz böylece ... kır çiçeklerini çok severdi.ve ben elim kolum bağlıydı o konuda ağrı kars diyarbakır urfa antep batman demedim gezdim durdum seracıları çiçekçileri ve en sonunda aradığımı buldum bir çiçekçi sayesinde ... fiyatını sorduk uygun mu geldi artık o an ki duygularımı bilemiyorum
5000 adet abartmıyorum cidden beyaz zambak tohumu sipariş ettim.3 gün içinde gelecek denildi. O arada üniversitenin rektörlüğü ile görüştüm diş hekimliği bölümüne böyle bir bağış yapmak istediğimi dile getirdim
rektörün ilgisini çekmiş olacak ki makamına çağırdı.. allah var iyi karşıladı ben fırça falan çeker sanıyordum .. oda bana neden orası dedi.bende çok seviyorum orayı ondan efendim dedim. O da bana açık olursan söz veriyorum olumlu yaklaşacağım dedi.bende efendim bir kıza aşığım ismini vermeyeyim ama ne olur ne olmaz ve sevgililer günü geliyor aşık oldum genç kız beyaz zambakları çok seviyor efendim. Bu yüzden evine gönderemem buradada pek çiçek yok tamami ile izin verirseniz gübresinden işçisine kadar ben karşılayacağım. O da bana kaç tane ekeceksin dedi. Bende tam bilmiyoruz Birkaç düzüne dedim. O da bana tamam dedi. Ama isim olmayacak dedi.sözleştik ... ve ben işlemlere başladım.arkadaşlarımın sayesinde program tıkır tıkır yürüdü.cuma sınavları bitiyordu.biz cumartesi sabah girip pazartesi sabaha mükkemel bir bah.e yapıp çıkacaktık
ve işe koyulduk tamami ile işçiler geldi gübreler geldi.. ekim başladı bizler bile ektik.aradığında müsait değilim bile demiştim.çok kızmıştı çok iyi biliyorum...ve tam tamına 5000 adet beyaz zambak ektik.pazar akşamıydı ve biz çok yorgunduk. Üniversitenin güvenliği bile kim dedi ama söylemedim. Herkes sordu hocalar kantinden personel ama asla ve asla isim vermedim.ve arkadaşlarıda yardım ettiler .

Pazartesi günü gelmişti ...
yine ben okula uğurlayacaktım ama çok yorgundum ve ona sen git dedim çok yorgunum ben geleceğim dedim...
çok kızdı sinirlendi..hayır geleceksin dedi.ve tartıştık ama sonuna bak kalktım gittim.gittiğimizde bir kalabalık vardı içimde allah çakacak dedim.çakmadı alalhtan sınıfa gir öğlen buradayım dedim.gülerek şimdi gidersin sen dedi. Bende canım istersen öğlene kadar beklerim dedim. Oda beklede görelim sevgimi hak et dedi.bende tamam dedim.
Bu sınıfa girmiş..sınıfta çıt yok tabii ... öğretmen içeriye giriyor. Ve hanfendi diyor buna . Ayağa kalkın lütfen ...
kalkıyor o arada . Hoca hayatım boyunca 30 yıldır ders veririm tam 10 yıldırda buradayım der ona hiç böyle bir şey ile karşılaşmadım.sevginin sevdiğin adamın hakkını ver demiş ... o da affalamış . O arada izin aldığım rektör içeri girmiş. Hocam izniniz ile demiş. Kim olduğumu biliyormusun kızım sen evet efendim rektörsünüz . Hıh şunu iyi bildin.lafı asla kesme . Sana söz hakkı vereceğim

hayatım boyunca böyle bir şey görmedim ne yürek ne cesaret nede böyle bir sevgi erkek arkadaşın çok iyi çok dürüst bir adam. Eğer anlaşıyorsan evlen derim . Yine sen bilirsin evvlenirsen nikah şahidin olmak isterim. Bu arada o kızarmış durumdaymış..( arkadaşları anlatıyor )
bak kızım biz bu tür olaylara normal olarak yer vermeyiz ancak erkek arkadaşın ile görüştük söz verdi. Sözündede durdu.sana aşık bir genç kıramadık ısrar etti. Hatırlı dostlarımızı araca getirdi . Kıramadık . Bu olay ile ilgili onlarca güzel telefon aldım...bu o arada efendim hangi olay ile ilgili diye sorar.. rektör bilmiyormusun der . Neyi efendim.o arada bir arkadaşı efendim daha henüz öğrenmedi. Erkek arkadaşıda dışarıda ağaç oldu der .. :)

rektör öğretmne ile Birkaç fıs fıs bir şeyler konuşur.
Ve sonra döner kıza dergi.bak kızım bu seferliğine ama bir daha asla olmayacak sadece bu seferlik bugün öğretmeninin rızası ile benim iznim ile özel izinlisin der..
( valla bunları ben ayarlamadım )
ama efendim ne olduğunu bile bilmiyorum der..
rektör erkek arkadaşın dışarda bekliyor ...
bekletme...git ona .. koş ona .. sarıl ve seviyorsan
sevdiğini ifade et ....

kızın gözleri dolar ve öğretmenin olarak son kez şunu söylerim sana kızım her baba yiğitin harcı değildir 5000 tane beyaz zambak diktirmek ki üniversite rektörlüğünden özel izin almak.iyi düşün der....

kız : efendim izniniz ile çıkabilirmiyim der
rektör : kafasını sallar

ve bu sınıftan çıkar.sınıfta komple arkasından...koşa koşa iner bahçeye..sağa sola bakar...ve çiçekleri görür... hepsine bakar .. ve bana bakıyor ...

ağlayarak neden neden yaptın bunu ...
neden bekledin gitmedin ....
neden söyle bana ...
bu kadar çokmu sevdin
neden ben başkası değil
ben hak ettim mi
diyerek baktı

ve bende hak ettin sevdim sensiz asla sen olmadan asla
seni çok seviyorum ölesiye ....
ölürüm ayrılamam ...

neden beyaz zambak neden
diye sordu ..

bende aldığım bir bilgiye göre en çok beyaz zambakları severmişsin.batamndan urafan diyarbakırdan karstan ağrıdan ulaşabildiğim her yere gittim.bulabildiğimi aldım
ve geldim benim arkadaşlarımla senin arkadaşlarınla benim tanımadığım öğrenciler ile senin hocaların ile bunu ektim
ve kucağıma düşüp bayıldı...
aldığım gibi hastaneye gittim.arkadaşları arkadaşlarım
geldiler.sevinçten bayılmış dedi hemşire...
( hastane okul ile yanyana )
siz o beyfendimisiniz yoksa dedi bende kafa salladım..
hemşire hanım dönüp umarım sevginize layık olur dedi.
Mutluluklar diledi...

aşkım gözünü açtı nerdeyim dedi.bende bayıldın hastanedeyiz dedm.ya canım bir rüya gördüm . Alaksızdı dedi.bende ne gördün ne hissetin dedim.rektörler hocalar
sen ve beyaz zambak ile ilgili bir hikaye geçer canım dedim
çok güzeldi ama çok korktum. Bende neden diye sordum
rüyalar gerçek olmaz ya ondan dedi.öptüm elini tuttum

taburcu olduk birer kahve içtik.ve arkadaşları ona o hikayenin doğru olduğunu söylediler.ve bana dönerek
git buradan seni istemiyorum dedi.ve bende gittim...
istanbuldaki evimizde kaldım Birkaç gün boyunca ve beni aradı dayanamazdı.

Ve

seni çok seviyorum kılına zarar gelsin istemiyorum
çok şey yapıyorsun ve nazara gelecek diye korkuyorum
anla seni çok özledim suçluyum ama seviyorum
seni kıskanıyorum oralarda kalma dayanamam hemen gel
buraya ben sensiz sen bensiz olamayız dedi...

ve

bende seni çok seviyorum çok sevdiğini bildiğim için beyaz zambakları ektim.rektörün Ya da hocanın dediklerini ben ayarlamadım.sadece izin alırken Birkaç düzüne dedim. 5000 tane olarak bilince adam sana nasihat etme gereği duymuş.nikah şahidiniz bile olurum demiş sana ...
bende çok özledim haklısın suç benim . Fazla oldu sanırım
ama inanki gözüms enden başkasını görmüyor
ve seni mutlu edebilmek adına herşey yaparım
seni çok seviyorum dedim

ve

madem çok seviyorsun hemen gel dedi..

hava alanını aradım.bir bilet buldum.ancak o uçak kalkmadı tam bayram ağzı ve her yer tıklım tıklımdı.otobüs garajına gittim Hiçbir firmada yer bulamadım.yedekleri bırak yedeklerin yedekleri bile vardı.uçaklardan ümidimi kesmiştim. Araba kiralayayım öyle gideyim dedim..
kimi aradıysam araba bulamadım .. ve kilitlenmiştim arkadaşlarımı aradım . Onlar bile kilitli kaldılar . Ve aşkımı aradım durumu anlattım . O da banane giderken düşünseydin seven gerekirse yürüyerek gelir dedi bana.
Bende tamam dedim.telefonu kapadım. Sonra aklıma tren geldi.hızlı tren 1 17 saate normal tren ise 1 günde varıyormuş.yataklı olarak bir bilet aldım eşyalarımı aldım.
Trene bindim ... işte burada güleceksiniz tam bir gün sürmesi gereken tren ben bindim ya gitmem gerekiyor ya
36,5 saat sürdü sabrım kalmadı , sinirlerim oynadı gerildim
oldukçagergindim sakinleştirici aldım.uyuyamadım ilk iki gece trenin sesinden ne yaptıysam uyuyamadım...
ikinci gece uyudum.ama nasıl uyudum bende bilmiyorum
velasıl adanaya geldim.geldiğimde kuzenim karşıladı beni tren garında.hoş beş derken .. ufak bir yemek sonra telefona sarıldım.allahım aç aç aç aç aç şunu derken arkamdan bir ses ben seni bekleyeyim sen yemek ya ağzın boş durmazmı be senin gülerek dedi ve sarıldık. öpüştük. Öyle bir sarıldım ki sanki senelerdir ayrıydık...dolaştık sohbetler ettik. Dertleştik. işi ciddiye bindirecektik. ben aileme açtım kız tarafı kabul ederse gideriz dediler. allah be dedim... ve hemen arayıp söyledim..müsait bir zamanda söyleyeceğim dedi bana ... ertesi gün ev bakmaya çıktık ... sonra mobilya mutfak avize bile baktık onu bırak halı aksesuar beyaz eşya mumluklar telefona kadar her şeye baktık .. deliyiz biz ya valla işte kendi kendini eğlendirmek buna denir herhalde
sonra evlere dağıldık. eve geldim annem ile birer sigara içtik durumu anneme anlattım. Annem ise senin mutlu olmanı görmek yeter bana . O gelinim değil kızımdır dedi. Ablandan farkı bile yok dedi inan bana dedi....ve ablam gelerek kız kardeşim yok evin tek kızıyım çok istedim bir kardeşim olsun kız. Olacakta dedi. Çok sevindim ...
annem oğlum bak her şeye hazırlıklı ol , olmaya bilir de
ailesi izinde vermeyebilir karşıda çıkabilir hemende verebilir. iş aileye kaldıysa bekle acele etme...sakin ol bu işler aceleye gelmez . Dikkat et , sabret , ve dua et dedi ..
aylardan sonra ilk defa huzurlu yatabilmiştim. Ailemin desteği ve sevdiğimin sevgisi bana tamamen olağan üstü bir güç vermişti. ne anlatılabilir nede söylenebilir...

ertesi gün telefonundan aradım. ama kapalıydı.
Arabası evin altında duruyordu. Evin telefonunu aradım
çaldı ama bakan olmadı.. belki okula gitmiştir dedim. Bende okula gittim. Herkes gülümseyerek tebrikler diyordu çiçek konusu hala unutulmamıştı ... okula geldiğimde sordum ancak hiç gelmemişti ... arkadaşlarına sordum kimi surat asıyordu kimi kaçıyordu . Bende sertçe birinin kolundan tuttum allah aşkına ne oluyor ne bu haliniz dedim
senin ile ilgili değil soner dedi.şahsi kendim ile ilgili sorunlarım var dedi.bende oturalım konuşalım dedim.
Oturduk ısrar ettim çok saçma sapan şeyler anlattı .
Aslında anlatmak istediği Ya da anlatmaya çalışmak istediği ama yapmadığı bir şeyler varmış gibi geldi ...
çok ısrar ettim ama söylemedi.aşkım nerede gördün mü dedim. O da bana buralara gelmedi henüz .. ya ulaşamıyorum deli olacağım dedim. O da bana kankisini ara
belki o bilir dedi. Bende evet haklısın hiç aklıma gelmedi dedim. Ve telefonu açtım ve aradım.. hal hatır sorduk
oldukça rahatsızım dedi. Bende kötüyüm dedim . Neden dedi bana . Aşkıma ulaşamıyorum çıldıracağım okuldayım evde yok cep kapalı araba evde .. bir durum mu var dedim .
O da bir durum olsa haberin olmaz mı dedi. İlk senin olur soner kötü düşünme dedi. belki ailesi ile birliktedir. Olabilir dedi. istersen gel kahve içelim dedi. Tamam nereye bize gel dedi. tamam dedim ve anlaştığımız saate onlara gittim ... ailesi vardı annesi babası hepsi ile tanıştım .. sohbet ettik
vay vay dedi babası ünlü adam sensin ha memnun oldum dedi. ve bizi yalnız bıraktılar oturduk sağdan soldan konuştuk iş ciddiyete geldi. Evlilik konusunda ne yaptın dedi bana ben ise ailem tamam dedi . Kız tarafı kabul ederse istemeye her an gidebileceğini hatta ve hatta aşkımla mobilya ev dekor beyaz eşya mutfak aksesuar avize bile baktığımızı dile getirdim... o ise durulaştı .. bak soner
arayacağını biliyordum bak bende seni çağırdım eğri doğru konuşalım biz arkadaşız . Nasıl nerden ne yüzle konuşacağım bende pek bilmiyorum ancak anlatmaya çalışacağım dedi.sende anlamaya çalış dedi..sus ve sadece dinle . Ne olur dinle soner dedi...

tek bir şey söyleyeceğim ve susacağım konu ne dedim ...
aslında anlamamak istedim işime gelmemişti.....

ve o an başlamıştık ... çok iyi birisin çok seviyorsun yapmadığın şey yok , süprizlerin , sevgi sözcüklerin ve sevdiğine verdiğin değeri memleket bile biliyor artık ...
o da seni seviyor , deliler gibi aşık , ölürcesine , o da istiyor senin ile beraber olabilmek , senin ile uyumak , senin yanında uykudan kalkabilmek ama ne yaptıysa olmuyor
ailesine açacak ama korkuyor , destekliyoruz olmuyor ...
derken anlatıyor ama ailesi evlenmesini istemiyor ... çünkü diş hekimi olmasını istiyor ... o da ailesine okul bitince dedi ailesi ise kim peki demiş .. o da seni anlatmış .. çok ama çok seviyorum onsuz asla demiş ailesine .. ailesi ise karşı çıkmış o da rest çekmiş kısacası ... ailesi de seni evlatlıktan red ederim evlenirsen eğer .. o da edecekseniz edin diyor ..

ve düşünüyor .. ailesimi , sevdiğimi , sende onu kendi yerine koy ve öyle düşün diyor ... sevdiği önemli olabilir ama sonuçta ailesi annesi,babası kardeşleri var ortada ....

inan ki soner çok üzgünüm ... elimde olan bir şey yok çok zor biliyorum ama olmayacak Hiçbir şekilde ... çok ama çok üzgünüm elimde değil ......

ah ah diyorum .... bir bardak su istiyorum ondan ... o gidiyor ve benim gözlerim doluyor .. ağlamaya başlıyorum ciddi ciddi ağlıyorum nedensiz sebepsiz dolmuşum çok .. kankası geldi sarıldı . Anlıyorum soner seni ama üzgünüm..

ya nasıl olur böyle bir şey bana yapılır mı ... ben ne edeceğim ne yapacağım ... nasıl yaşayacağım ... milletin yüzüne nasıl bakacağım ne diyeceğim ... anlamıyorum
anlam veremiyorum derken ... kankinin babası geldi ...
ne oldu dedi..bende amca bu bana yapılır mı ya ....
adam dondu bir şey diyemedi bile ...
teşekkür ettim oradan ayrıldım...

hı kala kaldım işte orada ... hemen arkadaşlarımı aradım acele size ihtiyacım var dedim...göl kenarında buluşalım her zamanki yerde .. acele ölüm kalım dedim... onun arkadaşlarından da Birkaç kişi çağırdım .. bende oraya gittim.kimisi gelmiş kimisi gelmemişti.ama sadece ağlayabiliyordum.biraz kendime geldiğimde herkes gelmişti. Nerdeyse abartmıyorum ama 40 kişi civarındaydık
olayı tek tek anlattm.herkes üzüldü.şimdi burada proje yapalım dedim. Nerelere reklam verebiliriz bu aşkı tekrar gündeme getirebiliriz dedim. Tek tek millet yazdı .. aradık araştırdık ... ben tekrar denemenin yolundaydım ...

önce hürriyet-sabah-posta gazetelerini okuduğunu bildiğimizden yola çıkarak her gün ayrı ayrı bir sözüm ile ona ulaşacaktım...

sonra radyolar ile görüştük olayı anlattık biraz farklı yansıttık ilgilensinler diye ... çok kişi ile konuştuk ...
onuda halletik ... her 10 şarkıda bir şarkı hediyesi yaptık ..

derken oturduğu apartmanın bahçesi beyaz zambak ektirdik diyemem tamamen ellerim ile ektim....

sonra bir site açtım tamamen sevdiğime ...
reklamlarını , dost siteler ile mucizeler yaratma peşine düştük . Eş dost deyip nerelere ulaşıp dergilerde bile reklamını verdirdik o zaman ...

arabasına benzin aldığı petrol ile anlaştık. Kasanın başında bir ilan büyük bir harfle aynen şöyle yazıyordu ...
ŞİRİNİM SENİ ARIYORUM diye başlayan bir yazı ...
petrolün sahibini pek tanımam ama çalışanları oldukça yardımlaştı benimle saolsunlar ne diyeyim ...

derken gittiği her zaman ki cafenin önünde dolmuş durağı vardı . Önlü arkalı ve yanları olmak üzere belediyeden izin alarak şirinim seni arıyorum ... gargamelin yazdırdım ....

sonra cafenin sahibini tanıyordum...o da ilgisini çekmiş olacağım ki .. oda bana yazıyı bana çoğalt ver dedi ...
verdim. Menü isteyen müşterilere yönelik ayarlatmış ve orada Birkaç tane yaptırmıştı .. ne deyim teşekkürler ..

sonra eş dost kimi gördüysem .. durumu aynen anlattım..

ve arkadaşlar ile tekrar görüştüm bu sefer bir çoğalma vardı
tanıdığım ve tanımadığım sevenler derken oturduk sohbet ettik. Ve tekrar bir araya gelmenin sevincini paylaştık ...
yaptıklarımızdan ne elde ettik neler etmedik ...
hepsini bir bir masaya yatırdık ...

ve
aklımıza daha Orijinal fikirler gelmez mi ....
işte orada ben yeter arkadaşlar daha ne yapacağım ki
hala aramıyor ve gelmiyorsa sevmiyor demektir bence dedim demesine ama gel bir de bana sor işte .....

ne dedim ne ettim çocukları kandıramadım ...
tamam dedim ama bu son .. yine görüşelim dedik ...

soluğu rektörde aldım . Ora ile bir görüşme yaptım ..
bazı hocalar ile görüştüm ... Birkaç organizasyon firması ile görüştük ... Birkaç radyo gazete ile görüşmelerimiz oldu ...
organizasyon ve reklam firmaları ile anlaştık biz ona firma ve reklam işleri ayarlayacaktık . Onlarda isteğimizi yapacaktı.ciddi ciddi oturduk anlaşma yaptık ya ...

tek tek iş yeri firma gezdik ... baya bir reklam topladık
Birkaç büyük firma bulduk. Getirdik kimisi anlaştı kimisi anlaşamadı fiyatı çok buldu firmalar ile biz anlaştık ...
reklam firması ile işi çözdük ... sonra organizasyon firması için elimizden geldiğince bahar şenliğini tanıtımını yaptık

çukurova üniversitesi bahar şenlikleri başlıyordu ...
tüm herkes yerini alıyordu ... biz anlaşmalarımızı yaptık sıra onlardaydı .. tüm kolonlar açıldı . Bahar şenliğine hoş geldiniz falan filan derken bugün bir şey daha açıklamak istiyoruz ... sponsorumuz soner alıç için tüm şarkılar size özel ve şirine sine özel olacak dediler...ve konserler başladı.

Orada stand açan tüm firmaların masalarında el ilanı bıraktık. Şirinem hala seni seviyorum seni arıyorum
adlı ilanımızı bıraktık .... tüm arabaların sileceklerine ekledik . . . bir haber geldi ... konserdeymiş dediler ...
allah dedim. ... nerede olduğunu öğrenmeye çalıştık nerede durduğu Ya da oturduğu yer bulundu beni destekleyen herkes arkasına yanına önüne gidemeyeceği şekilde kuşattı.

Konserde haluk levent çıkış yaptı . Beyaz zambak hikayesini öğrendim çok duygulandım . Sanırım bilmeyen yok . On binlerce el ilanına dikkat edin .. destek verin ...

o kız buradaymış ... o arkadaş ta ... şimdi o arkadaşı sahneye alıyorum Birkaç cümle bir şey diyecek ....

ve

ben sahnedeyim .. inanmıyorum sana
bekliyorum gel gel gel gel artık ne olursun gel
herşeyi bırak bir kenara gel diyorum

seni dünde bugünde yarın da seveceğim
ama yarınlar hiç bitmeyecek dedim

ve

haluk levente teşekkür ettim.

O ise beni anlasana adlı parçayı seslendirdi...
derken ben oradan ayrıldım ... ertesi sabah grup kaldırdı.
Hemen bana soner acaip bir şey geldi elimize ne falan dedi
bende ne dedim. hafta sonu osmaniye zorkuna ailece gideceklermiş.sen zaten adresi biliyorsun ... Birkaç arkadaş seninle beraber geliyor geri kalan burada iş bitirecek dedi
biz arabalara atladık . Osmaniye şehrinden işe başladık sonra zorkundaki bakkal berber kahvehane manavlara el ilanı bıraktık . Evlerinin oradaki ağaçlara yapıştırdık ...
işimizi en iyi derecede sonunda yapmıştık ....

adanaya geri döndük .. tüm işler bitmişti ... sadece bahar şenliği devam ediyordu fırsat bildik . Biraz eğlendik ...

sonra yüz yüze görüştüğü ne kadar arkadşaı var onların arabalarına el ilanı , apartmanlarının posta kutularına , girişine önünde yanında ağaç varsa üzerlerine yapıştırdık

son derece çok iyi bir iş yaptık derken ... biranda gülerken nasıl ağlamaya başladım anlatamam ....

ertesi gün olmuştu ...

yolda giderken bir araba yanımdan geçerek bir dakika dedi. Sizi avni bey çağrıyor dedi..şirinin babası çağırmış ...

olur dedim ve kalktım gittim...
allah sizi inandırsın daha kapıdan içeri girmem ile babasının bana girişmesi bir oldu. Tekme tokat . . . sen nasıl beni rezil edersin , şak bir yumruk , şak bir tokat neye uğradığımı şaşırdım . En son bıraktı beni ve söyle devam edecekmisin dedi. Bende öldürsen de öldürmesen de evet dedim.bir kaç tane daha vurdu .. bayılmışım. Kalktığımda ağzımda burnumda kuru kanlar ile birlikte arabamın içindeyim . Bir sokak arasına terk edilmiştim .. ilk aradığım deniz ile hakan dı . Aradım ve yanıma çağırdım .. fazla konuşamadım . Gelirken kolonya ile peçete alın dedim. .
Geldiler. Yüzümü temizlediler. Hiç soru sormadılar ....
sadece bakıp soner dediler .. ve ben ağladım ....
işte bu iş de burada bitti dedim ..
Hiçbir şey yapmadım
sadece bekledim
gitmedim
gelmedim
aramadım
sormadım

şirinin aşkı bu kadarmış dedim

ve

adına

beyaz zambak dedim




Soner Alıç 2001 © 2002



aşk bANA değil , ben aşka çarptım